İÇİNDEKİLER
ARAMA:

SEN BÜYÜK MİLLETSİN!

“_Evlâdım! Dikkat edeceğin en mühim husus; târihte yaşananlardan ibret alarak nefsini aşmak ve onun aldatmacalarına kanmamaktır. Gönlün; Allâh -celle celâlühû-, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve vatan muhabbeti ile dolu olsun!.. Sakın dünyânın ihtiraslarına meyledip gönlünü gel-geç boş sevdâlarla ziyan etme!

Evlâdım, bilesin ki:

Milletler, îmanları, lisanları ve târihleriyle yaşar. Topraklar bu muazzez varlıkların üzerinde vatandır. Sizler bu idealde olduğunuz zaman târih, elinizin çizdiği mecrâdan aktı.

Dünyâ sizin için bir ringdi. Avrupa ovaları bir hipodromdu. Sizler, târih sayfalarından kazınamayacak sayısız madalyalar aldınız. Bu şerefi düşün; mîras olarak böyle bir şeref yeter sana!..

Oğlum!

Köklü ve muhteşem bir mâzîye sâhip bir evlâd olarak şunu aslâ unutma:

Anadolu’nun kapılarını açarken bembeyaz elbisesini giyip: «Bu benim kefenimdir!» diyerek ordusunun en ön safında savaşan bir Alparslan’ın mevcutsa,

Hazret-i Mevlânâlar, Yunuslar ve Hüdâyîler gibi yüreklerini dergâh yapan gönül erlerin ve onlardan feyz alarak izlerini tâkip eden güzel insanların varsa,

Osman Gâzî ve nesli gibi diğergâm, gönül eri ve kendisini Cenâb-ı Hakk’a adayan âbide insanlara sâhipsen,

Bu zaferin kurbanı ben olayım diyen I. Murad Hân’ın varsa,

Tebaasıyla mahkemeye çıkan ve adâlet tevzî eden bir Fâtih’in varsa;