İÇİNDEKİLER
ARAMA:

MECELLE

Târih Baba, Sultan Abdülaziz zamanında, Cevdet Paşa riyâsetinde “Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliye” nâmıyla bir heyet teşkil edilerek “Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye” ismiyle o meşhur ve büyük hukuk âbidesinin vücûda getiriliş safhalarını anlattı. Bu hareketin, Fransız Medenî Kânûnu’nun iktibas yoluyla aynen alınmasını engellemiş olmasına rağmen, gördüğü büyük alâka ve takdir sebebiyle Fransız İlimler Akademisi’nin, heyetin reisi olan Ahmed Cevdet Paşa’yı bir altın madalya ile taltif ettiğini[12] bildirdi.

Genç buna da çok şaşırdı. Büyük âlim Ahmed Cevdet Paşa’nın ilmî dirâyetine, edebî kâbiliyetine, cesâretine, karakter ve şahsiyetine hayran kalmamak mümkün değildi. O, bir milletin esas kânunlarını böyle birden bire değiştirmenin o milleti imhâ hükmünde olacağını biliyordu.[13]

Târih Baba, Sultan Abdülaziz’in tevâzu, mahviyet, mes’ûliyet şuuru ve vatan muhabbeti gibi güzel hasletlerini sergileyen bir hâtırasını nakletti: