BABAM KALKSAYDI…
Sultan Abdülaziz zamânına âit bir hâdise daha vardı ki, o da çok hissiyât yüklü idi. Yıllarca Kafkasya’nın istiklâli için bir an bile fütur getirmeden mücâdele vermiş olan büyük dâvâ adamı İmam Şâmil, nihâyetinde Ruslara esir düşmüştü. Bir oğlunun Çar nezdinde rehine kalmasına mukâbil, hacca gitmek maksadıyla Rusya’dan ayrılmasına müsâade edilmişti. Şeyh Şâmil âilesi ve kalabalık maiyyeti ile önce İstanbul’a geldi ve Sultan Abdülaziz Han merhum tarafından samîmî ve parlak bir merâsimle karşılandı.
Sultan Abdülaziz, bütün teşrîfat kâidelerini ve saray an’anelerini bir kenara bırakarak Şeyh Şâmil’i Dolmabahçe Sarayı’nın kapısında karşıladıktan sonra:
“–Babam Sultan Mahmud mezarından çıksa idi, ancak bu kadar sevinç ve heyecan duyabilirdim!..” diye Kafkasya’nın kahraman müdâfiine karşı rûhundan taşan hudutsuz muhabbet ve hayranlığını ifâde etti.
Osmanlı Hükümdârı, Dağıstan’ın muhteşem arslanını nasıl ağırlayacağını bilemiyor, bunu temin için hazîne-i hümâyununu ve her türlü ihsanlarını büyük bir cömertlikle önüne seriyordu.
“–Benim muazzez ve mükerrem misafirim! Size memleketimin her tarafı açıktır. Gerek pek kıymettâr olan mübârek şahsınız, gerekse evlâd ü ıyâliniz hakkında her türlü arzularınızı yerine getirmek bizzat benim ve hükûmetim için en zevkli ve vicdânî bir vazîfe olacaktır.” diyordu.
Şeyh Şâmil, Sultan Abdülaziz’in bu iltifatları karşısında çok duygulandı, derin bir hissiyatla teşekkür ettikten sonra ne kendisi, ne de evlâtları için hiçbir maddî arzusu bulunmadığını, tek bir emeli varsa, onun da Medîne’ye gitmelerine ve orada kurb-i Rasûlullâh’ta (Allâh Rasûlü’nün yakınında) ikâmet ve ibâdetine müsâade buyurmaları olduğunu söyledi.[14]
Târih Baba son olarak halkın Sultan Abdülaziz’i çok sevdiğini, vefâtını öğrendiklerinde; “Babamız öldü!” feryatlarıyla sokaklara döküldüklerini[15] anlattı.
Delikanlının gönlü, artık sürûr ile hüznün birleştiği bir kap hâline gelmişti. Dalgın bir şekilde Târih Baba’nın ardında yürümeye devâm etti. Târih Baba, ona dönerek:
“–Haydi evlâdım! Şimdi en dirâyetli sultanların sonuncusu olan koca bir sultanı, II. Abdülhamid Hân’ı ziyaret edelim.” dedi.
